İklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda taşkınların sıklığı ve şiddetinde artış yaşanırken, yalnızca taşkın sonrası müdahaleye odaklanan yaklaşımlar yerine, riskleri önceden belirleyen ve zararları en aza indirmeyi hedefleyen bütüncül taşkın yönetimi anlayışı ile çalışmalarımız devam ediyor.
Bu kapsamda hazırlanan Taşkın Yönetim Planları; Taşkın Risk Ön Değerlendirmesi, Taşkın Tehlike Haritaları, Taşkın Risk Haritaları ve Tedbirler Programını içeren Taşkın Yönetim Planı olmak üzere dört temel bileşenden oluşuyor.
Planların hazırlanma sürecinde öncelikle geçmiş taşkın kayıtları ve havza özellikleri analiz edilerek taşkın riski taşıyan alanlar belirleniyor. Ardından gerçekleştirilen uzaktan algılama teknikleri, hava fotoğrafı çekimleri, ortofoto haritaları, dere-akarsu enkesitleri, batimetrik ölçümler ile köprü ve menfez gibi geçiş yapılarına ait ölçümler kullanılarak modelleme altyapısı oluşturuluyor.
Hidrolojik modelleme çalışmaları sonucunda farklı taşkın tekerrür periyotlarına ait taşkın debileri hesaplanıyor. Bu veriler uluslararası camiada kabul görmüş modeller kullanılarak taşkın yayılım alanı ve su derinliklerini gösteren Taşkın Derinlik ve Tehlike Haritaları hazırlanıyor. Tehlike haritaları ile birlikte Avrupa Birliği standartlarındaki taşkın hasar-derinlik eğrileri esas alınarak etkilenecek nüfus, ekonomik faaliyet alanları, çevresel değerler, stratejik tesisler ve sosyal açıdan hassas noktalar değerlendiriliyor. Böylece Taşkın Risk Haritaları oluşturuluyor.
Hazırlanan risk haritaları doğrultusunda taşkın öncesinde, esnasında ve sonrasında uygulanacak yapısal ve yapısal olmayan tedbirler belirleniyor. Mer'i mevzuat gereği tedbirleri uygulamakla yükümlü kurumlar ve alınması gereken tedbirler belirleniyor. Böylece erken uyarı sistemlerinden arazi kullanım planlamasına, tahliye süreçlerinden iyileştirme çalışmalarına kadar birçok alanda koordineli bir risk yönetimi yaklaşımı ortaya konuluyor.